GENEL

Utopia

By 12 Temmuz 2015 No Comments

Utopia her bölümünde “hadi canım” dedirten fantastikliği mantık çerçevesinde tutan kapsül bir dizi. Kapsül zira hepi topu iki sezonda final yapıp zirvede bırakmış. Birinci sezon 6 bölüm ki şimdiye kadar izlediğim İngiliz dizilerinde genelde sezon başına düşen bölüm sayısı on civarı. Amerikan dizilerinden ayıran tek özelliği bu değil elbet bölümleri azıcık uzun ilk bölüm altmış dakika misal. Tavsiye üzerine izlemeye başladığım Utopia’nın ilk bölümünü dizi için bir saat çok uzun geldiğinden iki günde bitirdim ve tavsiye eden arkadaşıma Arby denen adamdan nefret ettim diye başlayan eleştiri dolu bir mesaj attım.

<a href=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/arby.jpg”><img class=”aligncenter wp-image-210″ src=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/arby.jpg” alt=”arby” width=”730″ height=”412″ /></a>

İlerleyen bölümlerde Arby takımının flama taşıyıcısı olacağımdan haberim yoktu. Üçüncü gün yeni dizi aramaya üşendiğimden ikinci bölümü izlemeye başladım ve bu yokluktan izleme hali dördüncü bölüme kadar devam etti. Utopia gelmiş geçmiş en ütopik çizgi romanının sıkı takipçilerinin başına gelenleri anlatıyor. Dizi boyunca çizgi romanı karakterler ellerinden de dillerinden de düşürmüyorlar ki çizimleri muhteşem, ardında yatan gerçek dehşet verici.

<a href=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/Utopia.1×06.HDTV_.x264-FoV.mp4_000427720.jpg”><img class=”aligncenter size-full wp-image-211″ src=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/Utopia.1×06.HDTV_.x264-FoV.mp4_000427720.jpg” alt=”Utopia.1×06.HDTV.x264-FoV.mp4_000427720″ width=”720″ height=”302″ /></a>

Ürkütücü sahnelerde bile İngiliz naifliği var efendim. Hanı şu korku filmlerinde, insanın her organına ayrı acı çektiren müzikler var ya onları bir kenara bırakın çünkü Utopia müzik konusunda gerçekten çok başarılı, suya sabuna dokunmadan içinize işliyor.

Her şeyden öte Utopia ana erkil bir dizidir, kadın karakterler şaşırtıcı derecede baskın ve oyun değiştirici rolünün ötesinde şoför koltuğuna oturup asfaltı kazıyarak ardında bıraktığı egzos dumanına imzasını atar.

Gelin Becky ile başlayalım, dizinin ilk bölümünden itibaren kimseye sezdirmeden herkesi kendi gizli amacına yönlendiriyor.

<a href=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/becky.jpg”><img class=”aligncenter wp-image-212″ src=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/becky.jpg” alt=”becky” width=”730″ height=”411″ /></a>

Jessica Hyde var ki dillere destan. Hayatı kaçmakla geçmiş, kıvrak zekalı dizinin aranan elemanı. Birkaç bölüm boyunca “where is Jessica Hyde?” sorusunu duymaya kendinizi hazırlayın.

<a href=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/jessica.png”><img class=”aligncenter wp-image-213″ src=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/jessica-1024×426.png” alt=”jessica” width=”730″ height=”304″ /></a>

&nbsp;

Ve Milner beklenmedik ne varsa hepsini kendinde toplayan, hayatını adadığı amacı için yapmadığı şey kalmayan gözü karalığı bambaşka bir boyuta ulaştıran kadın.

<a href=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/milner.jpg”><img class=”aligncenter wp-image-214″ src=”http://www.hanimzade.com/wp-content/uploads/2015/06/milner.jpg” alt=”MILNER Geradine James 1731.jpg” width=”730″ height=”456″ /></a>

Her ne kadar dizinin en az bir sezon daha devam etmesi gerektiği söylense de ben tam tadında bırakıldığını düşünüyorum. Aynı şeylerin başka kişiler tarafından yapıldığını izlemenin nesi keyifli? Tarih tekerrürden ibarettir dedirtmeden, birçok soruyla bıçakla kesilmiş gibi bitiverdi. Aynı söyleyeceklerim gibi.

Keyifli seyirler.